Sıcak Çarpmalarında Artış Yaşanıyor

Sıcak Çarpmalarında Artış Yaşanıyor

Yüksek hava sıcaklığına bağlı "sıcak çarpması" vakalarında artış yaşanıyor

Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının artması nedeniyle acil servislere sıcak çarpmasına bağlı başvurularda artış yaşandı. Uzmanlar, özellikle risk grubunda bulunan bebekler, yaşlılar ve kronik hastaların 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıda bulunmamaları gerektiğini söylüyorlar.

Etlik Şehir Hastanesi Dahiliye Klinik Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Emin Gemcioğlu, özellikle son günlerde hava sıcaklıklarının hissedilir şekilde arttığını, buna bağlı olarak sıcak çarpması vakalarında artış yaşandığını söyledi.

Yükselen hava sıcaklıklarının sağlık üzerinde önemli riskler oluşturabileceğine dikkati çeken Gemcioğlu, uzun süre sıcak havaya maruz kalınmasından dolayı vücut ısısı yükseldiği için kişinin sıcak çarpması yaşayabildiğini bildirdi.

Gemcioğlu, sıcaklıkların artmasına bağlı acil servis başvurularının da yükselebildiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Bu dönemde acil servislere sıcak çarpması şikayetleriyle başvurularda artış olabiliyor. Çoğu hasta hafif semptomlarla başvurup sıvı tedavisiyle kısa sürede taburcu edilebiliyor. Santral sinir sistemi fonksiyonu bozukluğuyla gelen hastaları hastaneye yatırarak tedavi etmek gerekiyor. Özellikle bu dönemde hava sıcaklığının 38-40 dereceye ulaşması ve nemle birlikte terlemeyle ısı kaybımız azalırken, vücut sıcaklığımız bir anda yükselebiliyor. Bu dönemde sıcak çarpmasında artış oluyor bu hasta gruplarında.

Bilişsel fonksiyonları yerinde ve kronik hastalığı olmayan kişiler serin yere geçerek ve yeterli miktarda sıvı alarak sıcak çarpmasını kolayca atlatabilirken, sıcak çarpmasını atlatamayan kişiler ise ciddi problemlerle acil servislere gelebiliyor."

"Bilinç bulanıklığı, uyku hali gibi ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor"

Gemcioğlu, "Sıcak çarpmasının ilk belirtileri arasında kişide terleme, terlemenin azalmasıyla birlikte çarpıntı, zayıf veya hızlı nabız, bulantı, kusma, kas krampları ve baş ağrısı görülebiliyor." dedi.

Bebekler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve gebelerin vücut ısısının yükselmesine daha duyarlı olduğunu, bu nedenle sıcak çarpmasının bu kişilerde daha sık görüldüğüne dikkati çeken Gemcioğlu, "Biz terleyerek vücut ısımızı kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Riskli grupta olan kişilerde, vücut ısısı 39-40 dereceye çıkabiliyor. Bu durumla birlikte bulantı, kusma, kas krampları, ciltte kuruluk ve daha da ileri düzeylerde merkezi sinir sisteminin etkilenmesine bağlı olarak bilinç bulanıklığı, uyku hali gibi ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor." bilgisini verdi.

Gemcioğlu, sıcak çarpması durumunda ilk müdahalenin kişinin serin yere alınması, kıyafetinin çıkarılması, vücuduna soğuk kompres uygulanması olduğunu belirterek, "Bilinci açıksa ağızdan sıvı verilmeli ancak bilişsel fonksiyonlarında problem varsa damar yolu açılarak sıvı tedavisine başlanmalı." diye konuştu.

"Saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmasını önermiyoruz"

Sıcak çarpmasına karşı tedbirli olunması gerektiğini vurgulayan Gemcioğlu, "Saat 10.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkılmasını önermiyoruz. 65 yaş üstü kişiler, bebekler, diyabet, kalp, kronik böbrek, kanser hastalığı olanların bu saatte dışarıda bulunmaması gerekiyor. Kalp, tansiyon hastaları idrar sökücü ilaç da kullanabildiği için bu kişiler sıcak çarpmasına karşı daha duyarlı hale gelebiliyor." şeklinde konuştu.

Gemcioğlu, özellikle kendi başına su içemeyecek olan bebeklerin ve yaşlıların araç içinde tek başına bırakılmaması gerektiğine işaret ederek, "Çünkü bu durum kişinin hayatını kaybetmesine kadar gidebilen ciddi sorunlar oluşturabiliyor." uyarısında bulundu.

Riskli saatler olan 10.00-16.00 arasında güneşin altında çalışmak zorunda kalanların kendilerini sıcaktan koruyacak önlemleri mutlaka alması gerektiğine dikkati çeken Gemcioğlu, "Bu kişiler kendilerini sıcaktan koruyacak özellikle şapka ve güneş gözlüğü gibi aksesuarlar kullanmalı, açık renkli kıyafetler tercih etmeli ve güneş kremi kullanmalı çünkü bu durumda birinci derecede yanık vakaları bile görebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Gün içinde yeterli miktarda su tüketilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Gemcioğlu, bu ihtiyacın kişiden kişiye ve yapılan fiziksel aktiviteye göre değişebileceğini kaydetti.

 

trthaber.com

DİĞER HABERLER
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?
Kalp Hastaları İçin Ramazan Önerileri
Obeziteli Kişileri Etkileyen Ciddi Önyargı
’Reçete’ / Kaliteli Uyku Nedir?
Kış Depresyonu Nedir?
Ramazanda Dikkat Edilmesi Gerekenler
Paradigma Değişimi
İş Yoğunluğuna Smart Destek
Obezite Nedir? Ne Zaman Tehlikeli, Hangi Noktada Cerrahi Gerekir?
Aralıklı Oruç Mu Klasik Diyet Mi?
Egzama Belirtileri Neler?
Ramazanda İlaç Kullanımı
Sigara Bağımlılığı

En Çok Okunanlar


Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği (TAD) Bodrum Şubesi Başkanı Nöroloji Uzmanı Melek Kandemir Yılmaz, yaşlı nüfusun artmasıyla Alzheimer riskinin yükseldiğini belirterek, korunma önlemleriyle bu riskin yüzde 45 azaltılabileceğini bildirdi.