Antioksidanların Önemi

Antioksidanların Önemi

Ecz. Sevde Gül ÇETİN

 

Antioksidanlar, hücrelerimizi ve vücudumuzu, serbest radikal dediğimiz bileşiklerin (yüksek konsantrasyonlarda) neden olduğu oksidatif strese karşı korurlar. Vücudumuzda serbest radikallerin aşırı miktarda üretimi ve bunun yanında antioksidan sistemin yetersizliği arasındaki denge bozukluğu oksidatif stresi oluşturur; kanser, felç, miyokard enfarktüs, diyabet gibi kronik rahatsızlıklara, DNA hasarına, erken yaşlanmaya, enerji düşüklüğüyle birlikte yorgunluğa ve daha birçok sağlık problemine neden olabilir. Serbest radikaller birçok nedene bağlı olarak oluşabilir;

Stres, serbest radikal oluşumunda büyük bir etkendir. Günlük hayatımızı şöyle bir düşündüğümüzde strese maruz kalmayan pek kimse yoktur. Yoğun iş temposunda, karamsar düşüncelere kapıldığımızda, kaygılı hissettiğimizde, araç kullanırken özellikle trafiğe takıldığımızda, bazı durumlarda endişe duyduğumuzda ve daha birçok durumda maalesef strese maruz kalmış oluyoruz. Özellikle 2020 Mart ayından itibaren zorlu pandemi koşullarında hepimiz sosyal ve normal hayatlarımızdan çok uzak kaldık ve gerçekten hem bedensel hem de psikolojik bir stresin içine girdik. Neredeyse yaşamımızın bir parçası haline gelen bu stres, vücudumuzda serbest radikal dediğimiz yan ürünlerin açığa çıkmasına neden olabiliyor.

Serbest radikal oluşumunda diğer etkenler; sigara içmek / sigara dumanına maruz kalmak, alkol tüketmek, hava kirliliği, hiç hareket etmeme veya aşırı egzersiz, yaşlanma, ağır metallere maruziyet ( kurşun, cıva, arsenik…), bazı ilaçlar (siklosporin, gentamisin, bleomisin…), her türlü radyasyon, enfeksiyon, iltihap oluşumu, kronik hastalıklar ve kanserdir (bu etkenler daha da arttırılabilir).  Serbest radikaller sebep oldukları her türlü hasara rağmen, vücudumuzda hücresel işlevlerin normal şekilde yerine getirilmesi için kabul edilebilir bir düzeyde bulunmalıdırlar. Bu serbest radikaller ancak olması gerektiğinden yüksek konsantrasyonlarda ise hücrelerimize zarar verir hale gelirler.

Serbest radikaller genellikle vücudumuzun doğal antioksidan sistemi tarafından yok edilir. Antioksidanların bir kısmını vücudumuz sentezlerken diğer kısmını dışarıdan beslenme yolu ile alırız.

A. Endojen Antioksidanlar                                                                                                                              Vücudumuzun içerisinde sentezleyebildiğimiz antioksidanlardır. Süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT), glutatyondur (GSH). Glutatyon çok güçlü bir ana antioksidandır.

B. Eksojen

Antioksidanlar                                                                                                               

Dışarıdan beslenme yolu ile alabildiğimiz antioksidanlardır. Çoğu meyve ve sebze, çeşitli eksojen antioksidanlar içerir. Bununla birlikte insanlar; kabuklu yemişler ve tohumlar gibi diğer gıda kaynaklarından da eksojen antioksidanları alabilirler. Serbest radikallerden korunmada rol oynayan önemli eksojen antioksidanlar arasında E vitamini, C vitamini, A vitamini, polifenoller ve bazı mineraller (Çinko, Manganez, Bakır, Selenyum) bulunur. 

Diğer önemli antioksidanlar arasında;

-Kurkumin (köri baharatı olarak da bilinir),

-Resveratrol,

-Kuersetin,

-Alfa lipoik asit,

-Koenzim Q-10,

-Likopen yer alır.

Antioksidanlar vücudumuzun düzgün çalışabilmesi için yaşam boyu bizlere lazım olan bileşiklerdir. Antioksidan sistemimiz serbest radikaller ile başa çıkamaz ise vücudumuz için hayati önem arz eden hücrelerimiz, enzim sistemlerimiz, hücre onarımlarımız ve bize gerekli olan enerji oluşumu düzgün bir şekilde gerçekleşemez.

Yaşam koşullarımızdan dolayı sürekli maruz kaldığımız serbest radikaller ve bunun sebep olduğu oksidatif stresi yönetebilmek amacıyla yaşam boyu antioksidan bileşiklerden zengin, sağlıklı bir beslenme tercih etmeliyiz. Eğer yaş ilerledikçe ya da başka problemlerden dolayı endojen ve eksojen antioksidan eksikliğiniz oluşur ise bunu tamamlamak için hekim ve eczacınıza danışarak sizin için gerekli olan doğru antioksidan takviyesine karar verebilirsiniz. Unutmayın ki domates çürümeden, demir paslanmadan müdahale etmek gerekir; yani hasta olmadan önce sağlığımızı destekleyip muhafaza etmeliyiz. Yoksa yaş ilerledikçe maalesef bazı şeylerin kötüye gitmesini engelleyebilsek de hasarları tamamen düzeltmek mümkün olmayabiliyor.

Sizin için iyi olan hiçbir şeye geç kalmadığınız, sağlıklı kararlar verdiğiniz, mutlu, keyifli bir hafta diliyorum…

 

Kaynaklar

 

Ecz.Sevde Gül ÇETİN

ecz.sevdegul@gmail.com

 

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Uyum Sürecine Odaklanılmalı
Damar Gençliği Eşittir Beyin Gençliği
Tarama Hayat Kurtarır
Kızılcık Mucizesi
’Reçete’ / Gut Hastalığı Nedir?
Solunum Yolu Enfeksiyonları
Zona Aşısı
Yenidoğan Bebeklere Yapay Zeka Takibi
’Reçete’ / Migren Genetik Mi?
’Reçete’ / Çocuklukta Şaşılık ve Katarakt
Kudret Narı, Çam Balı
Yorgun Uyanıyorsanız Dikkat
Sağlıklı Yaşam Baskıya Mı Dönüştü?
Gıda Koruyucularına Dikkat
Gece Atıştırmaları Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor
Soğuk Havada Romatizmaya Dikkat
Sarı Serum Uyarısı
Mutlu Yıllar!
Mizofoni Nedir?
Alzheimer Başlamadan Bitebilir
Alerji Krizinde Neler Yapılmalı?
’Reçete’ / Yaşam Tarzı Kanser Riskini Nasıl Etkiler?
Elektronik Sigaranın Zararları
’Reçete’ / Akdeniz Mutfağı Kolon Kanserinden Koruyor
Alarm Çalmadan Önce Uyanıyor Musunuz?
Günlük Kullanımda Keyifli ve Pratik 
Sahte İçkiye Dikkat !
’Reçete’ /Kanser Tedavisinde Proteinin Önemi!
Soğuk Hava Kalp Krizini Tetikleyebilir
Trendle Gelen Ölümcül Tehlike

En Çok Okunanlar


Soğuk Havada Romatizmaya Dikkat

Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, soğuk ve nemli havaların eklem çevresindeki kas ve bağ dokularında kasılmaya yol açarak ağrı algısını artırdığını belirtti.

Sağlıklı Yaşam Baskıya Mı Dönüştü?

Sağlıklı yaşam söylemi ilk bakışta olumlu bir hedef gibi görünse de uzmanlar bu yaklaşımın günümüzde yeni bir psikolojik baskı alanına dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Gıda Koruyucularına Dikkat

Fransada yürütülen iki yeni kapsamlı araştırma, gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılan yaygın koruyucu maddelerin kanser ve tip 2 diyabet riskini artırabileceğini ortaya koydu.